1. Anasayfa
  2. Güvenlik Sistemleri

Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD) Nedir? Hazırlama Süreci

Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD)’nin ne olduğunu, yasal dayanaklarını ve nasıl hazırlanacağını detaylı şekilde açıklayan kapsamlı bir rehber sunar; bu belge, işyerlerinde patlayıcı ortamların oluşturduğu riskleri belirleyip kontrol altına almak ve çalışan güvenliğini sağlamak için hazırlanır. PKD’nin yasal olarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler kapsamında zorunlu olduğu vurgulanır ve patlamanın potansiyel etkileri ile risk analizinin önemi üzerinde durulur. Sayfada ayrıca PKD’nin kimler tarafından hazırlanması gerektiği, tehlikeli bölgelerin sınıflandırılması ve koruyucu önlemlerin belirlenmesi gibi adım adım hazırlık süreci gibi teknik konular ele alınır. Son olarak, bu dokümanın yalnızca bir yasal gereklilik değil, aynı zamanda işyerinde güçlü bir güvenlik kültürü oluşturmak için yaşayan ve güncellenmesi gereken bir belge olduğu anlatılır.

Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD) Nedir? Hazırlama Süreci

Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD): Nedir, Ne İşe Yarar ve Nasıl Hazırlanır?

Giriş: Görünmez Tehlikeye Karşı Kalkanınız

Endüstriyel tesislerde yanıcı gaz, buhar, sis veya tozların varlığı, her an tetiklenebilecek “görünmez bir tehlike” oluşturur. Bir patlama, saniyeler içinde yalnızca tesise ve ekipmanlara değil, aynı zamanda insan hayatına da mal olabilecek yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Bu risk, basit bir ihmalin ötesinde; ciddi yaralanmalara ve can kayıplarına yol açan somut bir gerçektir.

Bu görünmez tehlikeye karşı, hem yasal bir zorunluluk hem de hayati bir güvenlik aracı olarak Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD) devreye girer. Bu makalenin amacı; PKD’nin tam olarak ne olduğunu, yasal dayanaklarını, neden bu kadar kritik olduğunu ve bir işyerinde adım adım nasıl hazırlanması gerektiğini net bir şekilde açıklamaktır.

patlamadan korunma dökümanı1. Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD) Tam Olarak Nedir?

“Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik” uyarınca Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD), en temel haliyle şu şekilde tanımlanır:
“İşyerlerinde oluşabilecek patlayıcı ortamların tehlikelerinden çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla hazırlanan doküman”.

Bu dokümanın temel amacı üç ana başlıkta özetlenebilir:
Personelin zarar görmesini önlemek: Çalışanların hayatını ve sağlığını her türlü patlama riskine karşı korumak.
İş ekipmanlarında ve tesiste patlama riskini en aza indirmek: Tesisin ve üretimin devamlılığını güvence altına almak.
Tehlikeli durumlarda oluşacak zararların önüne geçmek için gerekenleri belirlemek: Olası bir patlamanın etkilerini en aza indirecek önlemleri ve prosedürleri önceden planlamak.

2. Yasal Dayanak: PKD Neden Bir Tercih Değil, Zorunluluktur?

PKD hazırlamak bir tercih değil, yasal bir yükümlülüktür. Türkiye’deki yasal çerçevenin temelini 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu oluşturur. Bu kanun kapsamında patlayıcı ortamlar özelinde iki temel yönetmelik öne çıkar:

• Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik: Avrupa Birliği’nin 99/92/AT (ATEX 137) direktifine paralel olarak hazırlanmıştır. PKD hazırlama zorunluluğu, doğrudan bu yönetmeliğin 10. maddesinden kaynaklanmaktadır. Bu yönetmelik, çalışanların korunmasına yönelik usul ve esasları belirler.

• Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemler ile İlgili Yönetmelik: AB’nin 94/9/EC (ATEX 100a) direktifine paraleldir. Bu yönetmelik ise patlayıcı ortamlarda kullanılacak ekipmanların ve koruyucu sistemlerin sahip olması gereken temel sağlık ve güvenlik standartlarını tanımlar.

İşverenin bu dokümanı eksiksiz bir şekilde hazırlama ve işyerinde bulundurma yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen kuruluşlar, idari para cezalarından faaliyet durdurmaya kadar uzanan ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir.

3. Patlamanın Etkileri: Bir Göz Ardı Edilemeyecek Gerçeklik

Patlama anında ve sonrasında ortaya çıkan fiziksel etkiler yıkıcıdır. Bu etkiler genellikle iki tür basınç dalgasıyla kendini gösterir:

Statik Ek Basınç: Patlamadan hemen sonra ortaya çıkan; normal atmosfer basıncının çok üzerine çıkan ve binaları, tesisleri ve çelik konstrüksiyonları dahi yıkma gücüne sahip yüksek basınç dalgasıdır.
Dinamik Basınç: Bu ilk şok dalgasını takip eden; nesneleri ve insanları havaya uçurabilen, uçak hızlarına varabilen çok güçlü rüzgârların yarattığı basınçtır.

Bu soyut rakamları somutlaştırmak gerekirse; 3 psi’lik bir basınç yaklaşık 160 km/saat hıza sahip bir rüzgârla birlikte gelir ve duvarları yıkmaya başlar. 10 psi’lik bir basınç ise 465 km/saat’lik bir rüzgâr hızı oluşturarak fabrika binalarını tamamen yıkar.

Bu basınçların insan vücudu üzerindeki etkileri son derece ciddidir:
• 5 psi (yaklaşık 0,34 bar) gibi bir basınç, maruz kalan insanların %1’inin kulak zarlarını patlatabilir.
• 45 psi (yaklaşık 3,1 bar) basınçta ise bu oran %99’a ulaşır.
• Akciğer hasarı 15 psi basınçta başlarken, 55-65 psi (yaklaşık 3.8-4.5 bar) aralığında ölüm oranı %99’a kadar çıkmaktadır.

Bu rakamlar, patlamadan korunma önlemlerinin ne kadar hayati olduğunu açıkça göstermektedir.

4. Kimler PKD Hazırlamakla Yükümlüdür?

Patlayıcı ortam oluşma potansiyeli taşıyan tüm işyerleri PKD hazırlamakla yükümlüdür. Bu işyerleri arasında en sık karşılaşılanlar şunlardır:

• LPG ve Akaryakıt İstasyonları, dolum ve dağıtım tesisleri
• Doğalgaz Santralleri
• Petrol Rafinerileri
• Kimya Sanayi (boya, tiner, solvent üreten veya depolayan yerler)
• İlaç Sanayi
• Gıda Sanayi (un, şeker, nişasta gibi yanıcı tozların bulunduğu değirmenler, silolar ve fabrikalar)
• Ağaç Endüstrisi (ahşap tozu oluşan mobilya ve kereste fabrikaları)
• Kömür Tozu İçeren İşletmeler (termik santraller, kömür madenleri)
• Biyogaz Üretimi
• Trafo Merkezleri ve İmalathaneleri

pkd döküman hazırlama5. Patlamadan Korunmanın Temel İlkeleri: Önleme Hiyerarşisi

İşveren, patlamaları önlemek için yönetmelikte belirtilen temel ilkelere ve öncelik sırasına uymakla yükümlüdür. Bu hiyerarşi üç temel adımdan oluşur:

Öncelik 1: Patlayıcı Ortam Oluşmasını Önlemek. En temel ve en önemli adımdır. Mümkün olan her durumda, yanıcı maddenin hava ile patlayıcı bir karışım oluşturması engellenmelidir.

Öncelik 2: Tutuşmasını Önlemek. Eğer patlayıcı ortam oluşması proses gereği kaçınılmaz ise, bu ortamı ateşleyebilecek tüm tutuşturucu kaynakların ortadan kaldırılması veya kontrol altına alınması gerekir.

Öncelik 3: Zararlı Etkileri Azaltmak. Eğer ilk iki adım tam olarak güvence altına alınamıyorsa, olası bir patlamanın çalışanlara, tesise ve çevreye vereceği zararı en aza indirecek teknik ve organizasyonel önlemler alınmalıdır.

6. Adım Adım Patlamadan Korunma Dokümanı Hazırlama Rehberi

PKD hazırlama süreci sistematik bir çalışma gerektirir ve altı temel adımdan oluşur.

Adım 1: Risk Değerlendirmesi ve Tehlikelerin Tanımlanması

Her şeyin başlangıcı, patlayıcı ortamlardan kaynaklanan risklerin özel olarak değerlendirildiği bir risk analizidir. Bu aşamada aşağıdaki hususlar titizlikle incelenmelidir:

• Patlayıcı ortamın oluşma ihtimali ve kalıcılığı (sürekli mi, ara sıra mı, nadiren mi?).
• İşyerinde bulunan yanıcı maddelerin (gaz, buhar, sis, toz) özellikleri. Bu bilgiler, maddelerin Malzeme Güvenlik Bilgi Formları’ndan (MSDS/GBF) temin edilmelidir (örn: parlama noktası, alt ve üst patlama limitleri – LEL/UEL).
• Yürütülen prosesler, kullanılan ekipmanlar ve bu unsurların birbirleriyle olan potansiyel etkileşimleri.

Adım 2: Tehlikeli Bölgelerin Sınıflandırılması (Zone Tespiti)

Tehlikeli bölgeler, patlayıcı ortamın oluşma sıklığına ve kalıcılık süresine göre sınıflandırılır. Bu sınıflandırma, alacağınız tüm teknik önlemlerin temelini oluşturur; bu nedenle hatasız yapılması kritik öneme sahiptir. Sınıflandırma, gaz ve toz ortamları için ayrı ayrı yapılır.

Gaz, Buhar ve Sis Ortamları İçin:
Bölge (Zone) – Tanım
Bölge 0: Patlayıcı ortamın sürekli, uzun süreli veya sık sık oluştuğu yerler.
Bölge 1: Patlayıcı ortamın normal çalışma koşullarında ara sıra meydana gelme ihtimali olan yerler.
Bölge 2: Patlayıcı ortamın normal çalışma koşullarında oluşma ihtimali olmayan, ancak oluşsa bile çok kısa bir süre için kalıcı olduğu yerler.

Toz Ortamları İçin:
Bölge (Zone) – Tanım
Bölge 20: Tutuşabilir tozların havada bulut halinde sürekli, uzun süreli veya sık sık patlayıcı ortam oluşturduğu yerler.
Bölge 21: Tutuşabilir tozların normal çalışma şartlarında ara sıra patlayıcı ortam oluşturabileceği yerler.
Bölge 22: Tutuşabilir tozların normal çalışma şartlarında patlayıcı ortam oluşturma ihtimali bulunmayan, ancak oluşsa bile çok kısa bir süre için geçerli olduğu yerler.

Adım 3: Tutuşturucu Kaynakların Belirlenmesi ve Kontrolü

Patlamanın gerçekleşmesi için yanıcı madde ve oksijenin yanı sıra bir de tutuşturucu kaynağa ihtiyaç vardır. Bu kaynakların tespiti ve kontrolü kritiktir. İşyerlerinde en sık rastlanan tutuşturucu kaynaklar şunlardır:

• Açık alevler, sigara
• Sıcak yüzeyler (Ekipmanların T1–T6 arası sıcaklık sınıflandırması bu noktada hayati önem taşır. Örneğin, T1 sınıfı bir ekipmanın yüzey sıcaklığı 450°C’ye ulaşabilirken, en güvenli sınıf olan T6’nın yüzey sıcaklığı 85°C’yi geçmez. Bu, tutuşma sıcaklığı düşük kimyasalların olduğu ortamlarda hayati bir farktır.)
• Mekanik olarak üretilen kıvılcımlar (sürtünme, çarpma, taşlama)
• Elektrikli ekipmanlar (Tehlikeli bölgelerde alev sızdırmaz, yani Ex-proof, ekipman kullanımı bir seçenek değil, mutlak bir zorunluluktur.)
• Statik elektrik birikmesi ve deşarjı
• Kaynak gibi sıcak çalışma işlemleri

İstatistikler, bu kaynaklar arasında en sık karşılaşılanların başında %23 ile elektrikli ekipmanlar ve %18 ile sigara gibi açık alevlerin geldiğini göstermektedir.

Adım 4: Koruyucu Önlemlerin Belirlenmesi

Riskler ve tehlikeler belirlendikten sonra alacağınız önlemleri iki ana başlıkta ele almalısınız: Teknik ve Organizasyonel. Teknik önlemler donanım ve altyapıya odaklanırken, organizasyonel önlemler insan ve süreç faktörünü güvence altına alır.

Teknik Önlemler:
• Tehlikeli bölge (Zone) sınıfına uygun, doğru kategoride (Kategori 1, 2, 3) ve ATEX sertifikalı ekipmanların kullanılması.
• Patlayıcı konsantrasyonların oluşmasını engellemek için etkili havalandırma sistemleri (doğal veya cebri) kurulması.
• Patlama basıncına dayanıklı ekipman tasarımı ve kullanımı.
• Patlamayı bastırma (suppression) veya güvenli bir yöne tahliye etme (venting) sistemlerinin kurulması.
• Gaz algılama sensörleri, alarmlar ve prosesi durduran otomatik sistemler.
• Statik elektriğe karşı topraklama ve potansiyel dengeleme sistemleri.

Organizasyonel Önlemler:
• Çalışanlara patlamadan korunma konusunda özel ve periyodik eğitimler verilmesi.
• Tehlikeli bölgelerde yapılacak çalışmalar (özellikle sıcak işler) için bir “Çalışma İzin Sistemi” oluşturulması ve yazılı talimatlar hazırlanması. Etkili bir çalışma izin formu; işin yapılacağı yeri, saati, kullanılacak yöntemleri (örn: kaynak, zımparayla kesme) ve işe başlamadan önce alınan somut tedbirleri (örn: “10 metre çapındaki alanda tüm yanıcı malzemeler temizlendi”) net bir şekilde içermelidir.
• İşyerinde sigara içme, cep telefonu kullanma gibi yasakların net bir şekilde belirlenmesi ve denetlenmesi.
• Acil durum planları, tahliye prosedürleri ve kaçış yollarının belirlenmesi, düzenli tatbikatlar yapılması.
• Yanıcı toz birikimlerini önlemek için düzenli ve güvenli temizlik programları oluşturulması.
• Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olduğu durumlarda taraflar arasında koordinasyonun sağlanması ve sorumlulukların netleştirilmesi.

Adım 5: Dokümantasyon

Tüm bu çalışmaların sonucunda elde edilen veriler, bulgular ve planlar resmi Patlamadan Korunma Dokümanı’nda bir araya getirilir. Bir PKD asgari olarak aşağıdaki başlıkları içermelidir:

• Patlama riskinin belirlendiği ve değerlendirildiği risk analizi raporu.
• Patlayıcı ortam oluşabilecek yerlerin sınıflandırıldığı ve işaretlendiği Bölge Haritası (Yerleşim Planı).
• Alınan tüm teknik ve organizasyonel önlemlerin detaylı bir listesi.
• Tehlikeli bölgelerde kullanılan tüm iş ekipmanlarının listesi ve bu ekipmanların ATEX uygunluk belgeleri.
• Çalışanlar için hazırlanmış özel çalışma talimatları ve prosedürler.
• Acil durum planları ve tahliye prosedürleri.
• Bakım, onarım, temizlik ve çalışma izni gibi özel prosedürler.
• Verilen eğitimlerin kayıtları.
• Dokümanı hazırlayan kişinin eğitim sertifikası ve yetkinlik belgeleri.

7. PKD “Yaşayan Bir Dokümandır”: Ne Zaman Güncellenmeli?

Patlamadan Korunma Dokümanı, bir kez hazırlanıp rafa kaldırılacak statik bir belge değildir. Aksine, işyerindeki değişimlere paralel olarak güncellenmesi gereken “yaşayan bir dokümandır”. Yönetmeliğe göre PKD’nin mutlaka gözden geçirilip güncellenmesi gereken durumlar şunlardır:

• İşyerinde, iş ekipmanında veya iş organizasyonunda önemli değişiklikler yapıldığında.
• İşyerinde genişleme veya tadilat yapıldığında.
• Yeni bir proses veya yeni bir kimyasal madde kullanılmaya başlandığında.

Sonuç: Uyumdan Öte, Bir Güvenlik Kültürü

Patlamadan Korunma Dokümanı hazırlamak, yalnızca yasal bir yükümlülüğü yerine getirmek anlamına gelmez. Bu süreç, işyerinde proaktif bir güvenlik kültürü oluşturmanın temel taşıdır. Tehlikelerin sistematik olarak analiz edildiği, risklerin kontrol altına alındığı ve tüm çalışanların bu süreç hakkında bilgilendirildiği bir ortam yaratır.

Unutmayın: Doğru hazırlanmış, etkin bir şekilde uygulanan ve yaşayan bir belge olarak güncel tutulan bir PKD; sadece bir yasal zorunluluğu değil, en değerli varlığınız olan çalışanlarınızın hayatını ve işletmenizin geleceğini güvence altına alan bir sigortadır.

Yazımızı Değerlendirir Misiniz?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    be_enmedim
    Beğenmedim

Yangın ve Elektronik Güvenlik Sistemleri Uzmanı ve Danışmanı/Web site Yöneticisi - Sorularınız İçin info@guvenlikdanismanlik.com mail adresini kullanabilirsiniz.

Yazarın Profili